ABD'nin Suriye'ye Saldırısı Üzerine Açıklama
Dün ABD deniz kuvvetleri, Esad hükümetinin sivillere karşı kimyasal silah kullandığı iddiasına karşılık olarak Humus'taki bir Suriye hava üssünü füzelerle vurdu.
YayınlayanWAYU Yürütme Kurulu

Dün ABD deniz kuvvetleri, Esad hükümetinin sivillere karşı kimyasal silah kullandığı iddiasına karşılık olarak Humus’taki bir Suriye hava üssünü füzelerle vurdu. Saldırı sonucunda altı asker hayatını kaybetti. Neyse ki çok daha fazla can kaybının önüne geçildi. Bu, pek çok bakımdan emperyalist bir eylemin açık bir örneğidir. Anti-emperyalist dünyanın gençliği olarak bu saldırganlığı şiddetle kınıyor, Suriye hükümetinin ve halkının yanında duruyoruz.
Birincisi, “kimyasal silah kullanımı”, emperyalist işgalleri meşrulaştırmaya hizmet etmekten başka bir işe yaramadığı kanıtlanmış, kötü şöhretli bir yalandır. Dünyanın unutamayacağı örnek Irak Savaşı’dır. ABD askerî güçleri, 2003’teki işgalin ardından bir milyondan fazla insanın ölümüne yol açtı. Son füze saldırısında da aynı bahaneyi kullandılar. Eski ve kanlı senaryo bir kez daha sahnede.
Birleşmiş Milletler müfettişleri 2013’te Guta’daki bir kimyasal silah kullanımı olayını soruşturdu ve bu savaş suçunu Esad hükümetinin değil muhalefetin işlediğini raporladı. Bir yıl sonra, tespit edilen kimyasal silahlar BM ile birlikte ABD ve Rusya Federasyonu’nun denetiminde, Suriye hükümetinin iş birliğiyle temizlendi.
İkincisi, bu eylem uluslararası hukuka aykırıdır. Egemen bir devletin denetimindeki topraklara yönelik her saldırının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde onaylanması gerekir. Oysa ABD yetkilileri ve Avrupa Birliği liderleri, Rusya’nın Konsey’de dikkatli bir soruşturma yürütülmesi ve resmî sonuçlar açıklanana kadar hüküm verilmemesi yönündeki önerisini görmezden geldi. 2013 BM raporu göz önüne alındığında bu, savaş kışkırtıcılığından başka bir şey değildir.
Üçüncüsü, bu saldırganlık ABD’nin kendi yasalarına bile aykırıdır. Amerikan yasalarına göre, ABD’nin yurt dışındaki varlığıyla doğrudan ilgili olmayan askerî eylemler için ABD Kongresi’nin önceden bilgilendirilmesi gerekir. Bu, Birleşik Devletler’in üzerine kurulduğu demokratik bir ilkedir. Ne var ki ABD hükümetleri emperyalist eylemler için kendi değerlerini çiğnemekten bile çekinmiyor. Kuzey Amerika halkı bu hukuksuz ve antidemokratik eyleme karşı direnmelidir.
Hukuksuzluğunun yanı sıra bu saldırganlığın amacı da açıktır. Suriye’de başarısız oldular. Sözde Kürt Koridoru’nda başarısız oldular. Batı Asya’daki uzun süreli nüfuzlarının yerini hızla Moskova Anlaşması’nda somutlaşan bölgesel inisiyatif alıyordu. Bu denge değişimi karşısında ABD’nin “askerî-sanayi kompleksi” savaş makinesinin dizginlerini yeniden ele aldı ve Trump yönetiminin savaşa girmeme vaatlerini bastırdı.
Ancak bu, kaybedilmiş bir davadır. ABD’nin bayraktarlığını yaptığı uluslararası ekonomik sistem şu anda sarsılıyor. ABD müdahalesinin Avrupalı hevesli destekçileri kendi sorunlarıyla boğuşuyor. Bölge hükümetleri arasındaki iş birliğinde yaşanan iniş çıkışlara rağmen, bölgenin bütün direnen ulusları bağımsızlık olmadan hayat olmadığını biliyor. Bölgesel iş birliği ve uluslararası dayanışma olmadan da bağımsızlık olmaz. Bunun er ya da geç gerçeğe dönüşeceği, güneşin doğup batacağı kadar açıktır. Hiçbir eylem, Atlantik sisteminin güneşinin battığı ve anti-emperyalist dünyanın güneşinin doğduğu gerçeğini değiştiremez.
WAYU Yürütme Kurulu
Kaynak: wayouthunion.com (Internet Archive)
İlgili içerikler
Amerikan Rüyası Sona Erdi
Dünya Anti-Emperyalist Gençlik Birliği (WAYU) olarak, Amerikan rüyasının artık kesin olarak sona erdiğini ilan ediyoruz.
ABD'nin İran'a Yönelik Yaptırımları Yok Hükmündedir
Bugün, 4 Kasım, dünya anti-emperyalist mücadele tarihindeki büyük bir olayın yıl dönümü: 1979'da İranlı öğrencilerin Tahran'daki Amerikan Büyükelçiliği'ni ele geçirmesi.



